Folyo Yumağı Peşinde
Moda tramvay durağının ahşap kulübesine daldım, kafa hiç durmuyor tabii, içim tavşankanı çay gibi fıkır fıkır! Ahşap bankın köşesinde sokak kedilerinin bıraktığı parıl parıl bir alüminyum folyo yumağı duruyordu. Durur muyum hiç, atılıp kafayı parlak topa bir tosladım; hışırdayarak çıtaların üstünde hızla kaymaya başladı! Arkasından fırlayıp örgülü kuyruğumla savruldum, tam kenardan ıslak kaldırıma düşecekken patimle üstüne basıp yakaladım. O gümüşi çıtırtıyı duyunca içimdeki demlik öyle bir coştu ki yerimde zıp zıp zıpladım!
